Türkiye devleti terör ile arasına mesafe koymalı

FB_IMG_1447521710216

 

Yannis V Yaylalı

Türkiye devletinin islami terör ile arasına mesafe koyması için daha kaç Ankara, Suruç, Kobani ve Paris katliamı gerekiyor

#Türkiyedevletiterörilearanamesafekoy

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Seçimler sonrası 7 ekim 2014 günü Gaziantep’te bulunan İslahiye Çadırkent Konaklama Tesislerinde kalan Suriye’li sığınmacılarla bayramlaştı. Erdoğan yaptığı konuşmada ‘Kobani düştü düşecek düşecek ‘demişti.

Davutoğlu, ise Musul’da Isid’in Turkiye büyukelciligine saldırıp Elçi çalışanlarını esir aldığı günlerde Irak da bulunan Maliki yönetimini de suçlayarak, terör örgütü IŞİD için ne demişti. “Bir öfke birikmesi var. Yabancı savaşçılar var denildi, mutlaka vardır. Baktığımızda en büyük kitlesel taban öfkeyle merkezden devletten kopmuş kitlelerden geliyor, Sünni Arap aşiretlerden geliyor.” şeklinde sözlerle tanımladı. Bir başka yerde,  televizyon programında ‘IŞİD dediğimiz yapı radikal, terörize gibi bir yapı olarak görülebilir. Ama oraya katılanlar arasında Türkler, Araplar, Kürtler vardır. Oradaki yapı, daha önceki hoşnutsuzluklar, öfkeler, büyük bir cephede geniş bir reaksiyon doğurdu. Eğer Irak’ta Sünni Araplar dışlanmamış olsaydı böyle bir öfke birikmesi olmazdı.”

Kalkamis kapısında görüntülenen Isidliler 

FB_IMG_1447515363272

Ben kendi değerlendirmeme geçmeden Ortadoğu ve Şia-Sunîlik yani burada ki hakim mezhepler uzerine çalışmaları olan Hüsnü Mahalli’ye bir kulak kabartalım .”IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzeri grupların tek bir sorumlusu var: AKP yönetimindeki Türkiye. ‘Arap Baharı’ denilen o iğrenç oyun ile birlikte Erdoğan-Davutoğlu hayallere kapılıp İslami rüyalar görmemiş olsaydı, bugün ne IŞİD ne Nusra ne de diğer radikal dinci gruplar olmayacaktı”. Belki tamamen böyle söylemek büyük bir iddaa olur fakat büyük oranda Mahalli’nin değerlendirmelerine katılıyorum. Hem Cumhurbaşkanı, hem de Başbakan’ın bu sevdalı gözü dönmüş tutumları o değerlendirmeler sonrasıdan bu güne kadar öyle devam etti.

İçerde ve dışarıda Türkiye devletinin bu tür radikal örgütler ile ilişkileri elestirilip, bir an önce bu tür terör ile arasına mesafe konması için baskı yapıldı. Fakat ne yaparsak yapalım nafile hiç bir şey değişmedi

PicsArt_11-14-02.36.28

Diyarbakır, Suruç, Ankara katliamları için nerede ise hiç bir şey yapmayan ,hatta yukarıda söyledigim gibi bu katliamları yapanların partneri durumuna gelen Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu ve kabinesi , daha önce de Fransa da karikatur dergisi olan Charlie Hebdo’ya 7 Ekim 2015 de İşid in yaptığı saldırı sonrası hic bir sey olmamış gibi , bu katliamlar da hiç bir sorumlulugu yokmuş gibi Fransa da ki cenaze törenine diğer ülkelerinin liderleri ile birlikte Davutoğlu da katılmışdı.

Şimdi de basın Isid’ın gercekleştirdiği Diyarbakır , Suruç , Ankara katliamları sonrası cenaze törenine dahi katılmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fransa’ya gidecegini söylüyor.

Suriye muhalifleri adı altinda İşid ve benzeri örgütler ile ilişkileri sürdüren AKP hükümeti, Erdoğan ve Başbakan iki yüzlülüğünü sürdürmeye devam ediyor.

En kötüsü ne biliyor musunuz, uluslararası güçler,ya da devletler bugün elestirdiğimiz AKP hükümeti nden daha iyi değil maalesef, bu yüzden her şeyin sebebi olanlar Alan bebekte olduğu gibi birden kurtarıcı rolüne bürünebiliyorlar . Bu durumu şu an açıkça engelleyecek hiç bir mekanizma yok. Antalya da yapilacak G20 zirvesini AKP hükümeti tam bir şova dönüştürecek , bunun ilk belirtileri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransa katliamı öncesinde vurguladığı şu sizlerde görmek mümkün ‘Terör karşısında ilkesel bir duruş sergilenmemesi halinde bu ateş önünde, eninde, sonunda tüm dünyaya sıçrar. Bugün kendi sınırları içinde güven ve refah içinde olduğunu sanan ülkeler yarın terör ateşini iliklerine kadar hissetmekten kurtulama-yacaktır’ . Yavuz hırsız misali Alan bebeğin o durumda olmasının sebebi olanlar, bir büyük dramını nasil kendilerinden yana kullanmış iseler, Paris katliamının sebebleri olanlar,  yine aynı oyunu G20 de oynayacaklar.

Türkiye devletinin islami terör ile arasına mesafe koyması için daha kaç Ankara, Suruç, Kobani ve Paris katliamı gerekiyor. Türkiye devleti bu zamana kadar içeride yani Kürt halkının kanı üzerinden rantiye sağlıyordu. Bu durum bize artık bize Türkiye devletinin kendi sınırlarının dışında da kanlı  işler yapmaya başladığının en bariz örneği olduğunu düşünüyorum.

Bu duruma biz dur demezsek,  nasıl ki iktidarını içeride yuzyildir inkar,  imha ve katliamdan sağlıyor ise bunu dışarıda yaptığını ya da yapabileceğini görür ise , Ortadoğu ve Kafkasya bölgesinde rahat durmayacaği çok açık değil mi ?

Tüm bu kötülüklerin merkezinde duran hükümeti bu ilişkilerden soğumaya dönük çaba içerisinde yer almamız gerekiyor

Yazımı bitirirken bir kere daha terör kurbanı olan Fransız  halkının başı sağolsun diyorum.

#Türkiyedevletiterörilearanamesafekoy

***

TC hükümeti başbakanı Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan İşid ile ilgili  söylediği şeyler yüzünden bir çok eleştiriye maruz kalmıştı . Bazı çizilmiş karikatürleri aşağıda :IMG_20151114_021733

CTuwDyLVAAAgbQv

images (27) images (26) images images (24)