Barış İçin Aktivite
Take a fresh look at your lifestyle.

Selahattin Demirtaş:Ben dışarıda olsaydım sonuç farklı olacaktı

156

24 Haziran seçimlerini meşru kabul etmediğini de vurgulayan Demirtaş, “Ben dışarıda olsaydım iddia ediyorum yüzde 20 oy alacaktım.

Yaklaşık 2 yıldır tutuklu yargılanan HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, SEGBİS’le katıldığı dava duruşmasında mahkeme heyetini 24 Haziran seçimlerine taraf olmakla suçladı, “Ben dışarıda olsaydım yüzde 20 oy alacaktım, sonuç farklı olacaktı” dedi. Demirtaş ayrıca, Emniyet’te kendisiyle ilgili ‘özel çalışan bir masa’ olduğunu söyledi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu yargılandığı davanın duruşması, Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

4 Kasım 2016 tarihinden bu yana Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demirtaş, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Demirtaş, “SEGBİS ile savunma yapmak zorundayım. Ankara’ya gidiş gelişlerimiz 24 saat sürebiliyor. Bu tür bir seyahate sağlık durumum uygun olmadığı için, duruşmaya mecburen SEGBİS ile çıkmayı kabul ettim. Kayda geçsin diye belirtiyorum” dedi.

Yaşamını yitirin Kürt siyasetçi İbrahim Ayhan’ı anarak konuşmasına başlayan Demirtaş, savunmasında 24 Haziran seçimlerindeki durumuna değindi.

‘Algı operasyonlarının zeminini yarattınız’

“Rejim değişikliğine neden olan 24 Haziran seçimlerinden önce 10-11 Haziran’da savunma yapmıştım ve o tarihten beri ilk kez duruşmaya çıkıyorum” diyen Demirtaş, seçim sürecinde kendisi üzerinden ‘algı operasyonu’ yapıldığını savunarak, özetle şunları söyledi:

“24 Haziran seçimleri doğrudan benim yargılandığım dava dosyası üzerinden büyük bir algı operasyonunun yapıldığı, yürütmenin müdahalesinin gerçekleştiği bir seçim kampanyası şeklinde gerçekleşti.

“24 Haziran seçim sürecinde anlatmama gerek kalmayacak şekilde sizlerin gözü önünde algı operasyonları zirveye çıkarıldı.

“Daha benim hakkımda hüküm vermeden meydan meydan, televizyon televizyon dolaşarak bu ülkenin cumhurbaşkanı, bakanları bazen günde 2-3 şekilde beni suçlu, katil ilan ettiler. Bu süreç gözleri önünde sizlerin kulaklarının duyabileceği şekilde gerçekleşti.

“Ama gördüm ki bu konuda sessiz kaldınız, verdiğiniz kararla sessiz kaldınız. Sadece sessiz kalmadınız bu algı operasyonlarının zeminini yarattınız, buna ortak oldunuz.”

‘Türkiye tarihinin en önemli seçimlerinden birinde taraf oldunuz’

“Mahkemeniz tutuklamayı infaz sürecinin devamı olarak değerlendirdi” diyen Demirtaş, mahkemeyi taraf olmakla suçladı.

Demirtaş, “Siz Türkiye tarihinin en önemli seçimlerinden birine müdahale ettiniz, taraf oldunuz ve bu kararın altına imza attınız. Ben partim tarafımdan aday oldum ve avukatlarım tahliyem yönünde başvuruda bulundu” dedi.

‘Beni serbest bırakıp seçim akşamı yeniden tutuklayabilirdiniz’

Seçim döneminde neden serbest bırakılmadığını da soran Demirtaş, mahkemeye şöyle seslendi:

“Siz beni serbest bırakıp seçim akşamı yeniden tutuklayabilirdiniz. Kaçacak durumda değildim, defalarca fırsatım oldu ama kaçmadım. Efendim delillerin toplanmamış olması, katalog suç diyerek seçimlerin kaderini belirleyebilecek bir cumhurbaşkanı adayının tutukluluğuna karar verdiniz.

“Burada iki kişilik bir hücrede avukatlarımın, partimin ve ailemin desteği ile günlük mesajlarla kampanyayı yürüttüm. Bir aday devletin ve milletin bütün imkanlarını, uçaklarını, parasını, medyasını, hazinesini, valilerini, kaymakamını, ordusunu ve hatta yargısını kullanarak kampanya yürütürken tam bir güç ve kudret gösterisi içinde her gün miting yaparken, ben içeride tweet atmak zorunda kaldım. Bunun nedeni heyetinizin verdiği karardı. Bunu Başbakan, Cumhurbaşkanı yapamazdı.”

Selahattin Demirtaş, seçim sürecinde avukatlarının Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun halen ele alınmamasını da eleştirdi.

‘Yargı aldığı karar ile tek bir adamın kazanması için taraf tuttu’

Mahkeme heyeti ile kişisel bir husumetinin olmadığını belirten Demirtaş, savunmasını özetle şöyle sürdürdü:

“Yargıçlar ülkelerin kritik dönemlerinde önemli roller üstlenmesi gereken kişilerdir. Türkiye’de rejim değişti. Bu durumda yargının da sorumluluğu var. Biz Türkiye’nin aydınlık geleceğinin önünü açabilirdik. Türkiye tek adam rejimine geçmeyebilirdi.

“Ben derdimi anlatamadım çünkü tek bir miting yapamadım, tek bir kanala çıkamadım. Ben AKP’yi ve Erdoğan’ı ülkenin düşmanı olarak görmüyorum ama anlamıyorlar, tehlikenin farkında değiller.

“Ama yargı aldığı karar ile tek bir adamın kazanması için taraf tuttu. Bana karşı taraf tuttu. Yargı bir cumhurbaşkanı adayına, ‘sen bizim adayımız değilsin, sen içeride kalacaksın, çünkü sen etkili bir kampanya yürütebilir ve Erdoğan’ın kazanmasını engelleyebilirsin’ demiş oldu.

‘Ben dışarıda olsaydım sonuç farklı olacaktı’

24 Haziran seçimlerini meşru kabul etmediğini de vurgulayan Demirtaş, “Ben dışarıda olsaydım iddia ediyorum yüzde 20 oy alacaktım. Oyların korunması konusunda da çaba harcardım. Partimi daha iyi hazırlayabilirdim. Arkadaşlarımız canla başla çalıştılar, onları kutluyorum. HDP bütün saldırılara rağmen seçimden zaferle çıktı. Halkımızın dirayeti ve HDP’nin güçlü çıkışı ile o kriz aşıldı. Ben dışarıda olsaydım sonuç farklı olacaktı” dedi.

“Seçim döneminde aleni bir şekilde dosyama müdahale edildi” diyen Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim kampanyasını tutukluluğuna karar verildiğinde başlattığını da söyledi.

Ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ı telefonla aramasını hatırlatan Demirtaş, “Soylu benim eş başkanımı tehdit edemez, onun haddi değildir” dedi.

Bunun üzerine mahkeme başkanı, Demirtaş’ın sözünü “Dosyaya ilişkin savunmanızı yapmanızı istiyoruz” diye kesti ve duruşmaya ara verdi.

‘Olmayan bir gizli tanık dosyaya eklendi’

Verilen aranın ardından savunmasına devam eden Demirtaş, beyanının ikinci kısmında hakkındaki fezlekelere dair konuştu.

Hakkındaki 32 fezlekenin tek bir davaya dönüştürüldüğünü belirten ve “3 delille, örgütle yasadışı ilişki kurduğum iddia edilmiştir” diyen Demirtaş, şunları söyledi:

“Bu fezlekeleri hazırlayanların cemaat ile ilişkili olduğunu söyledik. ‘Mercek’ isimli gizli tanığın aslında olmadığı sizin 3 yazınızda var. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığından belge istediniz. Ne varsa gönderdik dediler. Dediniz ki ‘ben bu Mercek denilen gizli tanığı dinlemek istiyorum.’ Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı, ‘böyle bir gizli tanık yok ki’ dedi. Cemaat böyle bir tanığı benim dosyama koydu. Suç işlediler. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı bu suça ortak oldu. Mercek diye bir gizli tanık yokmuş. Benim dosyama konulması kumpastır, suçtur. Olmayan bir gizli tanığı dosyama ekleyen Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı ve ilgili merciler hakkında suç duyurusunda bulunacağız.”

‘Emniyet’te Demirtaş ile ilgili bir masa var’

Demirtaş, Emniyet’te kendisiyle ilgili bir masanın olduğunu belirterek, “Bu masa özel olarak çalışıyor. Bu delillerin dosyamızla alakası da yok” dedi.

Selahattin Demirtaş, son olarak şunları söyledi:

“Diğer fezlekelerin Anayasa 83/1 kapsamında kalıp kalmadığını kalmayanları anayasa kapsamında olanlara ilişkin savunmamı almanızı talep ediyorum. Bu konuşmaların aynısını ben Meclis’te yapmıştım. Adil yargılama açısından bana tanınan hakkın bana tanınması için bir ara karar verilmesi istiyorum.”

Demirtaş’ın sözlerinin ardından duruşmaya yarına kadar ara verildi.

Duruşma yarın saat 10:00’da devam edecek.

Dava hakkında

“Örgüt kurma ve yönetme”, “Örgüt propagandası” ve “Suç ve suçluyu övme” iddialarıyla suçlanan Selahattin Demirtaş, 142 yıla varan hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Diyarbakır’da açılan dava, güvenlik gerekçesiyle Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne alınmıştı. Demirtaş’ın görülen bu davası, daha önce kendisi hakkında hazırlanan ve dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM’ye gönderilen 32 fezlekenin toplamından oluşuyor.

Kaynak : Gazete Karınca