Gazeteci Zehra Doğan neden tutuklu

Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Doğan, 9 Aralık’ta ilk kez hâkim karşısına çıkacak

Zehra Doğan yirmi yedi yaşında. Ajansı kapatılmadan, kendisi tutuklanmadan önce Türkiye’nin ilk ve tek kadın ajansı olan JİNHA’da muhabir olarak çalışıyordu. Zehra aslında resim öğretmenliği mezunuydu ama gazeteciliğe gönül vermişti. Darbe girişiminden kısa bir süre sonra, 21 Temmuz gecesi Mardin’in Yenişehir ilçesinde bir kafede otururken gözaltına alındı. Ardından Nusaybin Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. İki gün sonra ise çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yani Zehra, 23 Temmuz’dan bu yana tutuklu bulunuyor.

Zehra’nın tutuklanmasına gerekçe olarak birkaç sosyal medya paylaşımı ile dokuz tanık ifadesi gösterildi. Tanıkların ifadesinden“örgüt üyesi” olduğuna kanaat getirildi. “Örgüt üyesi” olduğuna ilişkin gösterilen dayanaklardan biri mesela, sokağa çıkma yasakları boyunca Nusaybin’de oluşuydu. Halbuki haber takibi için görevlendirildiği JİNHA adına Mardin’deydi. Sonra bir de elbette, tanık ifadeleri vardı. Evrensel’in haberine göre, dokuz tanıktan biri şöyle bir ifade vermişti:

“Adının Bilal Güldem olduğunu sizlerden öğrendiğim şahsın yanındaki kısa boylu, burnunda hızma olan bir bayan olarak bahsettiğim şahıstır. Bu şahsın açık kimliğinin Zehra Doğan olduğunu burada sizlerden öğrendim. Şahsın ismini bilmiyorum, gazetecidir.”

Zehra’nın ismini bilmeyen tanık ne hikmetse gazeteci olduğunu biliyordu. Birileriyle konuşurken görmüştü demek ki, herhalde bu şekilde ismini bilmediği şahsın gazeteci olduğunu varsaymıştı. O zaman Zehra’nın “örgüt üyesi” olduğu da nereden çıkmıştı? Gazetecilik faaliyetleri ne zamandan beri suç sayılıyordu? Ya da bir diğer ihtimal, tanık olan kişi yalan söylüyordu. Her iki durumda da ortada bir tuhaflık vardı.

Sonra ne mi oldu? Söz konusu dokuz tanıktan biri ifadesini geçtiğimiz günlerde geri çekti. Avukat Çiğdem Ertak, “baskı altında ifade verdiği” gerekçesiyle tanığın geri çekildiğini söylüyor. Bu da hâliyle tuhaflıkları ikiye katlıyor.

Avukat Ertak, müvekkilinin tutukluluğuna dair yaptıkları itirazların her seferinde reddedildiğini, dört aydır birbiriyle çelişen tanık ifadeleri ile tutuklu bulunduğunu, kendisine yöneltilen başka hiçbir suçlama olmadığını özellikle belirtiyor:
“Zehra’yı son gördüğümde morali gayet iyiydi. Pazartesi tekrar göreceğim. İnancım ikinci duruşmasında tahliye olacağı yönünde…”

Hâlen Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Zehra, 9 Aralık Cuma günü Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 14.00’da ilk kez hâkim karşısına çıkacak. Sevenleri ve meslektaşları, tahliye haberini bekliyor olacak. Tıpkı tutuklu bulunan onlarca arkadaşımızın serbest bırakıldığına dair müjdeli haberleri beklediğimiz gibi… Çünkü bıkmadan usanmadan söylediğimiz gibi, gazetecilik suç değildir!

Burcu Karakaş / P24