...

Barış talebi yargılanmayı değil onuru hak eder...

Merzifon Fen Lisesinin Gizli Tarihi

MERZİFON FEN LİSENİN GİZLİ TARİHİ PONTOS SOYKIRIMININ BELGESİDİR 18 Kasım 2016 Tamer Çilingir Fotoğrafına bakıldığında ne güzel bir okul binası diye iç geçiriyor insan. Bu okulda okuyan öğrencilerin ve eğitim veren öğretmenlerin şanslı olduğunu düşünmekten alıkoyamıyor insan kendini. Okulun bugünkü adı, Merzifon Fen Lisesi. Okulun yayınladığı broşürlerde tarihçesi için şunlar yazıyor: ’’1851 yılında ilk defa Merzifon’a keşif için gelen bir Amerikalı misyoner tarafından temelleri atılan anlayış Merzifon’daki Protestan sayısında ciddi bir artış sağlamıştır. Bu gelişmelerin paralelinde dönemin şartlarına göre…

Devamını Oku

Naim Efendi’nin Hatıratı ve Talat Paşa Telgrafları

Sait Çetinoglu Soykırımının Final Bilgileri, Belgeler ve Tanıklıklar: Naim Efendi’nin Hatıratı ve Talat Paşa Telgrafları Mütarekenin hemen sonrasında Soykırımın ikinci safhasının yaşandığı topraklardaki bilgileri ve belgeleri paylaşan sevkiyat memuru Naim Efendi’nin Hatıratı, Taner Akçam tarafından Krikor Gergeryan Arşivinde izi sürülerek, Arşiv bilgileri eşliğinde tekrar günümüze taşınmıştır. Akçam’ın Naim Efendi’nin Hatıratı ve Talat Paşa Telgrafları başlıklı son çalışması, Aram Andonyan’ın Meskene günlüklerindeki sözleriyle: hiçbir şey için umutları kalmamış, Hatta Tanrı’ya inançlarını bile kaybetmiş; artık yaşama güçleri kalmamış olan, ölüme mahkûm…

Devamını Oku

Halkı askerlikten soğutma diye bir suç tanımıyorum

Yannis V Yaylalı Roboski katliamının 4. yıl dönümünde vicdani ret çağrısı yaptığımız gerekçesiyle ben ve Roboski ailelerinden vicdani retçi Necdet Encu hakkında ‘halkı askerlikten soğutmaktan’ dava açılmıştı. Davanın birinci duruşması 3 mart 2016 da görülmüş, ikinci duruşma ise 26 mayıs 2016 tarihinde yapılmıştı. Mahkemeden Esase ilişkin savunma hazırlayabilmek için süre istemiştik bu yüzden mahkeme üçüncü duruşmaya 20 Ekim 2016 tarihini verdi. Bu yüzden önümüzdeki perşembe ‘Halkı askerlikten soğutmaktan’ yine yargı önüne çıkacağız. Savaş karşıtı, barış sever bir anti militarist…

Devamını Oku

Doğrusu mu Hurşit Külter Yaşamayı Seçti

HURŞİT KÜLTER İÇİN DOĞRUYU MU İSTİYORSUNUZ, DOĞRU BAZEN ÖYLE DÜMDÜZ ANLATILACAK KADAR KOLAY DEĞİLDİR Yannis V Yaylalı Hurşit Külter’e gıyabında ölmüş gibi davranıp ağıtlar yakanlar, varlığında şeytan görmüş gibi taşliyorlar. Keşke Hurşit Külter’e öldü gözü ile bakılıp ağıt yakılmasaydi, belki bugün de şeytan görmüş gibi taşlanmazdı. Bakın 90’lı yıllarda Şırnak’ta askerdim. Aklımın ucundan bile geçirmiyordum esir düşmeyi, ne oldu peki Türkiye’de nerede ise herkesin nefret ettiği diye düşündüğüm PKK’nin eline ayağımdan vurularak esir düştüm. Size bu zamana kadar hiç…

Devamını Oku

İzmir’i yakan Mustafa Kemal’in askerleridir

Tamer Çilingir  Tarih 13 Eylül 1922… Son kalan Rum ve Ermeni varlığını da yok etmek için resmen ateşe verilir koca bir kent… Ege’nin incisi İzmir ateşler içinde kavrulur, yanar… 2 milyon 600 bin metrekarelik bir alanda 20 binden fazla ev, işyeri, hastane, kilise ve okullar yok edilir, ateşler içinde binlerce insan yanarak son nefeslerini verir… Yaşanan planlı bir hareketle yapılmış korkunç bir katliamdır… Ama o kibriti çakanlar, alçakça ve vahşice çıkardıkları ‘yangını’n sorumluluğunu üstlenmez… İzmir’i yakanlar ve ölenler bilir…

Devamını Oku

Suriye-Rojava üzerinde Amerika ve Rusya it dalaşında

Yannis V Yaylalı  Rusya ile Amerika Türkiye ve Suriye-Rojava üzerinde it dalaşına girdi .Önce Rusya ve ittifak halinde olan ülkeler Türkiye’yi Cerablus’a soktu ve daha fazlası da isteniyor. Amerika’da bu duruma bir yerde dur demek ve pozisyonunu kaybetmemek için Gri Spi ya da çok bilinen ismi ile Tal-Abyad’a birlik kaydırdı. Bununla da yetinmeyip varlığını göstermek için bayrak çekti. Almanya ve İngiltere’nin uyarıları işte tam bu it dalaşında filler tepişirken , çimenlerin ezileceği korkusundan olsa gerek. Bakalım bunun karşısında diğer…

Devamını Oku

Aslı Tek, Siz Hepiniz

Mehmet Lütfü Özdemir “Askere gitmeyin, ölüme ‘Emret komutanım!’ demeyin.” Aslı Erdoğan Bir ‘erkek’ olarak kadın arkadaşlarımızın vicdani ret açıklamalarını hep önemsemiş ve desteklemişimdir. Kadınların vicdani reddi, bana göre biz ‘erkek’lerin reddinden daha önemlidir. Ataerkin ortaya çıkışı aynı zamanda sömürünün, sınıfların, savaşların, sınırların ve saldırılarında ortaya çıkışı demektir. Bu yüzden kadınların vicdani reddi, ataerkil temelinde; devlete, sermayeye, ruhban sınıfına, sınıflara, sınırlara, savaşlara ve sömürüye karşı atılmış mükemmel bir tokattır, yumruktur!! Şimdilik kadın arkadaşların attığı tokatların ve yumrukların sesi ‘cılız’ çıkıyor…

Devamını Oku

Kayıt okunmamış soykırım 6-7 Eylül

Sait Çetinoğlu  Genellikle aydın ve yarı aydınlar, bir olay yada olaylar zinciri hakkında kulaktan dolma özet bir şey duymuşlukları  varsa kolayca  bu olay hakkında  donanımlı olduğunu var sayarlar-entelektüeller tabii ki yargının dışındadır-. Uğur Mumcu bu gerçekliği Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma durumu olarak nitelerdi. Hele bu olay tarihsel bir utancı içeriyorsa; 1915 Soykırımı, Varlık Vergisi, 6/7 Eylül olaylarında olduğu gibi. Bu olgu daha da belirginleşir ve cehalete herkesi ortak etmede bir yarış başlar. Bu bakımdan, Elen araştırmacı Kiratzopulos…

Devamını Oku

Barış ile kalmak için barış için çabalamak gerekir

Yannis V Yaylalı Barış aktivisti ve İnsan hakları savunucusu olarak, 7 Haziran yenilgisi ile AKP tüm gücü ile Kürt halkına saldırdı. Gençler Kürt halkına yönelmiş bu saldırıya karşı tüm onuru mücadele ve etti. Büyük oranda gençlerin savunması üç beş keleş ile oldu. AKP bu gençlere karşı ordular ile mücadele etse de Kürt halkının şahsında gençler öldü fakat boyun eğmedi. Zamanı geldiğinde devasa orduların bir işe yaramadığını bu süreç bize gösterdi. Şimdi AKP hükümetinin kendini kurtarmak icin4 başkattigi bu savaş…

Devamını Oku

TC’nin soykırımlar geleneği ve Pontos soykırımı-Sait Çetinoğlu

“Biz ancak ecnebi devletlerden çekinerek bizimle beraber yaşayan Hıristiyanları muhafaza edebildik. Ecnebi devletlerden korkmasaydık bütün Hıristiyanları, bilhassa Ermenileri, tek bir kişi bırakmayıncaya kadar katlederdik…“ Prens Sabahattin Varlık gerekçesini halkların soykırımı ve katliamları üzerinden inşa eden ‘’TC’ nin soykırımlar geleneğinden biride Pontos soykırımıdır. 19 Mayıs Pontos soykırımının yıldönümü olarak tarihe geçmiştir. Tüm diğer soykırımlar gibi Pontos soykırımını da tüm nefretimizle lanetlerken soykırımcı ‘’TC’ e devletine karşı tüm hakların ortak mücadelesinin gerekliliğinin altını bir kez daha çiziyoruz. 19 Mayıs pontos soykırımın…

Devamını Oku