Avrupa Parlamentosu, Türkiye’ye ilk kez “Hayır” dedi

Tasarı 37’ye karşı 479 oyla kabul edildi

Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulması çağrısı yapan karar taslağını kabul etti. Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik karar taslağına ilişkin olarak, “Karar yok hükmünde” görüşünü dile getirdi.

Tasarı 37’ye karşı 479 oyla kabul edildi, 107 parlamenter de oylamada çekimser kaldı. Türkiye’ye ilk kez “Hayır” diyen AP’nin bu kararı bağlayıcı değil ve AB liderlerine tavsiye niteliğinde. Türkiye ile müzakerelerin dondurulması kararını sadece AB liderleri alabiliyor.

AB liderlerinin aralık ayındaki zirvesinden bu yönde bir karar çıkması ise şimdilik beklenmiyor.

AP, Birlik üyelerinin bu metni görmezden gelemeyecek olmasından hareketle ‘geçici dondurma’ çağrısının önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesini umuyor. Bu bağlamda, 15-16 Aralık’ta AB liderlerini Brüksel’de bir araya getirecek olan zirveden çıkacak olan karar, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından kritik öneme sahip olacak.

 

“OHAL uygulamaları endişe yaratıyor”

 

AP’nin bu hafta içinde Strasbourg’daki yaptığı oturumların gündeminde Türkiye ile AB ilişkileri vardı.

Genel Kurul’daki görüşmelerde, Türkiye’deki olağanüstü hal (OHAL) uygulaması ile demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularında geriye gidiş olduğu gerekçesiyle AB katılım müzakerelerinin askıya alınmasının önerilmesi eğilimi ortaya çıktı.

Hazırlanan taslak karar metninde, Avrupa Komisyonu ve üye ülkelere katılım müzakerelerini geçici olarak dondurma kararı alma çağrısı yapıldı.

Metinde, Müzakere Çerçeve Belgesi kapsamında, Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’nin demokrasi, insan hakları, temel haklar ve hukukun üstünlüğü alanlarında ciddi ve süregelen ihlaller yapması halinde Komisyon’un kendi girişimiyle ya da üye sayısının üçte biriyle müzakerelerin askıya alınmasını tavsiye etme ve yeniden başlaması için gereken koşulları belirleme yetkisi olduğu hatırlatıldı.

AP’deki oturumlar sırasında söz alan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Birliğin mülteci krizi, Kıbrıs sorunu ve terörle mücadele alanlarında Türkiye ile birlikte çalışması gerektiğinin altını çizdi.

Ancak AP karar metninde, 15 Temmuz darbe girişimi bir kez daha kınanırken, sonrasındaki OHAL uygulamalarının endişe yarattığı vurgulandı.

Metinde, endişe yaratan uygulamalar arasında Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) mensup 10 milletvekilinin tutuklanması, binlerce kamu görevlinin görevden uzaklaştırılması ve Türkiye’nin tutuklu 150 gazeteci ile bu alanda dünyada en fazla gazeteciyi hapiste tutan ülke olması sıralandı.

 

Erdoğan’ın Lozan sözleri de var

 

Son dönemde Lozan Antlaşması’yla ilgili olarak yapılan açıklamalardan duyulan ciddi endişe de verilen bir değişiklik önergesinin kabul edilmesiyle karar metnine girdi. AP’nin en büyük grubu olan Avrupa Halk Partisi (EPP) tarafından verilen değişiklik önergesinin kabulüyle metne dahil edilen paragrafta Lozan Antlaşması’nı tartışmaya açan açıklamalardan ciddi endişe duyulduğu belirtilerek, bu antlaşmanın modern Türkiye’nin sınırlarını belirleyen ve yaklaşık bir yüzyıldır bölgenin barış ve istikrarının korunmasına katkı yaptığı hatırlatıldı.

 

“İdam cezası müktesabatın
ihlali anlamına gelir”

 

Ayrıca, Türkiye’nin idam cezasını geri getirmesinin de AB müktesebatının en hayati noktalarından birinin reddedilmesi anlamına geleceği yinelendi.

Bu hafta içerisinde yapılan oturumlarda, gruplar adına yapılan konuşmalarda da, özellikle 15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrası uygulamaya konan OHAL’in hukuk devleti ilkelerini ortadan kaldırdığına işaret edildi.

AB’nin OHAL kapsamındaki uygulamalar ve idam cezasının geri getirilmesiyle ilgili tartışmalara verdiği tepkiler Türkiye ile ilişkilerde ciddi bir krizin yaşanmasına neden oldu.

AP Başkanı Martin Schulz, Türkiye’ye ekonomik yaptırım uygulanabileceğini söylemiş ve bu açıklama Ankara’dan çok sert tepki almıştı.

Son olarak, AP Türkiye raportörü Kati Piri’nin yapmak istediği ziyaret Türk hükümeti tarafından reddedildi.

Başta Avusturya olmak üzere bazı üyeler, Türkiye ile katılım müzakerelerinin durdurulması gerektiğini öne sürerken; bu öneriye sıcak bakmayan Almanya, İngiltere ve Fransa gibi büyük devletler aksine diyalogun sürmesi gerektiğini savunuyor.

2004’te 407 oyla kabul edilmişti

 

Avrupa Parlamentosu ile müzakerelerin başladığı 2004 yılında AB’nin Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini gereksiz vakit geçirmeden başlatmasını tavsiye eden karar tasarısı 262’ye karşı 407 oyla kabul edilmişti.

 

 

AB Bakan Çelik: Karar yok hükmünde

 

Avrupa Birliği Bakanı, müzakerelerin geçici olarak dondurulması kararına tepki gösterek “Bu kararı yok hükmünde sayıyoruz. Vizyonsuzluk itibariyle, karar tasarısına hakim olan dil itibariyle ciddiye alınacak bir karar değil.” dedi.

“Böyle bir günde AP’nin vizyonsuz kararı hakkında açıklama yapmak istemezdim ancak bir basın toplantısı yapıp yapmama konusunda kararlı değildim.  AP, AB kurumları içerisinde çok sesliliğin temsilcisi olan işlere imza atmıştır ancak Türkiye söz konusu olduğunda bu demokratik perspektif kayboluyor.  Tek sesli, homojen bir kurum haline dönüşüyor. Sanki her kesim aynı değerlendirmeyi yapmışçasına, demokratik olmayan karar tasarısına Türkiye ile ilgili imza attılar. Son zamanlarda yapılan raporlar da benzer ifadeler içeriyordu.” diyen Çelik “Karar, hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmayan, vizyonsuz karardır. Bazı siyasetçiler Türkiye’ye mesaj vermeliyiz diyorlar. Darbeye karşı direniş göstermiş bir millete “Nasıl iş birliği yaparız” diye sormalılardı. Maalesef tarihe çok kötü geçecek bir karar verdiler.” ifadesini kullandı.

Bakan Çelik “AB’nin çifte standartları sebebiyle fiilen durmuş olduğu müzakereler hakında bu öneri, niyetleri belli etmiştir, bunun ifadesidir. Mesaj kararlarla değil, eylemlerle verilir.  Baktığımızda AB kurumlarının nelere imza attığını hep beraber görelim. Koridorlarında PKK bayrağı açılan AP, zaten çifte standarta sahip oldukları yönünde mesajlarını vermiştir.” diye konuştu.

Kaynak : T24