Antikapitalist Müslümanlar: Tek adamlık firavunluktur

PicsArt_04-15-11.11.50

Antikapitalist Müslümanlar, Kocamustafapaşa Meydanı’nda ‘Evet’ için yapılan din istismarlığına tepki gösterdi, “Kur’an’ın hayır çıkışları daima mal yığma, servet şımarıklığı, güce tapma, tek adamlık ve yönetme tutkusuna karşıdır” dedi. Din istismarlığına sesini çıkarmayanların da vebal altında olduğunu belirten Yazar Eliaçık, “İki gün sonra memleketimize baharla birlikte barış gelsin, hayır gelsin” dedi.

15/04/2017 11:13

Antikapitalist Müslümanlar Fatih Kocamustafapaşa Meydanı’nda açıklama yaptı. Yazar İhsan Eliaçık’ın da aralarında olduğu Antikapitalist Müslümanlar, “Allah ekmek özgürlük” pankartı ile “Allah dışında tüm tekliğe, tüm otoriterliğe hayır”, “Kur’an’a göre yönetim ortak ve çoğulcu olmalıdır” “Kur’an’a göre tek adamlığın adı firavunluktur. Tek adamlığa hayır” dövizleri taşındı.

Açıklamayı okuyan Emre Ergül, referandum çalışmalarında “Evet” oyu için çok yoğun din istismarı yapılmasına ve Antikapitalist Müslümanlar olarak referandum tutumlarını açıklama için bir araya geldiklerini belirtti. Ergül, “Kur’an ‘aldatan sizi Allah’ı kullanarak aldatmasın. Sizi Allah ile aldatmaya kalkışanlara karşı uyanık olun diyerek bizleri uyarmaktadır” dedi.

“Tarihte Muaviye yönetimi ile başlayan Allah ile aldatma, din sömürüsü ve saltanat dinciliği dönemi, günümüz Türkiyesinde içinde bulunduğumuz referandum sürecinde de tüm hızıyla devam etmektedir” diye konuşan Ergül şöyle devam etti:

“Referandum sürecinde, kendisinin peygamber gibi korunduğunu iddia ederek; peygamberin yolundan gittiğini söyleyenlere şunları hatırlatmak istiyoruz:

Hz. Muhammed Medine yönetiminde ne sahabeye ne de gayr-ı müslimlere karşı zorbalık yaptı. Her ne yaptıysa hem hesabını sordu, hem de hesabını verdi. Hz. Muhammed, kendisinin eleştirilmesinden rahatsız olmadı, eleştiri yapanlara ceza vermedi, hakaret edenlere dünyayı dar etmedi. Birebir savaştıklarını dahi köle ve cariyesi yapmadı, onların yaşam haklarını ellerinden almadı. Tek adamlık uygulamasında bulunmadı. Yetkilerini tüm Medine yönetim mensuplarıyla paylaştı. Hz. Muhammed yolunda olduğunu iddia eden kimilerinin küçük bir eleştiriyi bile kaldıramayıp eleştiren kimseyi terör örgütü üyesi bahanesiyle sürdürmesi, işinden attırması, mülküne çökmesi ve sülalesine kadar ceza kesmesi hangi Muhammedi anlayışla uyumlu olabilir?

“Kur’an’ın hayır çıkışları daima mal yığma, servet şımarıklığı, güce tapma, tek adamlık ve yönetme tutkusuna karşıdır” diyen Ergül, “Kur’an emirler yağdırıp yasaklar koyan, hakimiyet tutkusuyla yanıp tutuşan, kendini halkın üzerinde Allah gibi görenlere karşı gelmektedir. Alacağı yetkilerle tevhit, adalet, hürriyet, barış, kardeşlik ve eşitlik kurmayacağı bugüne kadar yaptıklarıyla sabit olan; saltanat düzenini İslam’ın siyaset modeli sanan birine hayır demek gerekir” şeklinde konuştu.


‘GÖRÜLMEMİŞ BİR DİN İSTİSMARLIĞI YAPILIYOR’

Ardından söz alan yazar İhsan Eliaçık “Cuma namazı sonrasında buraya gelmemizin bir sebebi var. Buradan hocalara, dindar insanlara, dinle ilgilenen insanlara çağrıda bulunmak istiyoruz. Daha önce hiçbir seçimde görülmemiş bir şekilde, ağır derecede, yoğun ve insafsızca din istismarı yapılmaktadır. En alt düzeyden başlayarak en üst düzeye kadar hiç çekinmeden yapıyorlar” diye kaydetti.

Din istismarına örnekler veren Eliaçık şöyle devam etti: “Bir hoca ‘Melekler evet, şeytanlar hayır’ diyor. Bir başka hoca, Kur’an’da ayet bulamadı ki, ‘Referandum’da evet dememiz gerektiğine dair hadis var’ iddiasında bulundu. Cuma günü o hadisi açıklayacağını söyledi, ama hadisi gösteremedi. Aynı Gezi’de olduğu gibi, ‘Camide içki içtiler’in görüntülerini gösteremedikleri gibi. İlahiyat profesörü Hayrettin Kahraman, referandumda evet dememizin ‘farz’ olduğunu yazdı. ‘Allah’ın Kur’an’ında 16 Nisan 2017’de ‘evet’ dememiz nerede yazıyor. Yine başka bir yazısında ‘Hayır diyenlere yaşama hakkı vereceğiz, hayır diyenlere tıpkı gayri-müslümanlara verdiğimiz gibi yaşam hakkı vereceğiz’ dedi. Bununla da kalmadılar. Aşağıdan yukarıya devam ederek Cumhurbaşkanı ‘Resulün mağarada korunduğu gibi’ kendisinin korunduğunu söyledi. ‘Ben Allah’ın seçilmiş kişisiyim’ demek istedi. Bununla da kalmadı, ‘Hayır diyerek ahiretinizi mahvetmeyin’ dedi”

‘ONA SORMAK LAZIM: ALLAH’IN YERİNDE GÖZÜN MÜ VAR?’

Örneklerin ardından Eliaçık, kitleye seslendi. “Elinizi vicdanınıza koyun. Düşünün. Bir insan bu kadar nasıl cüretkar olabilir. Cennete mi cehenneme mi gireceğimize nasıl karar verebilir. Ona sormak lazım, Allah’ın yerinde mi gözün var? Bu değişikliğe hayır diyelim” çağrısı yaptı.

Eliaçık, din istismarlığı dışında referandum sürecindeki adaletsizliğe de işaret etti, “Adaletsiz bir reklam kampanyası yürütülüyor. Etrafa bakın her yerde binalarda caddelerde taşlarda evet reklamı görüyorsunuz. Bizim vergilerimizden oluşan paraları, oluk oluk harcıyorlar. Buna ders verilmesi, cevap verilmesi gerekiyor. 27 kanaldan canlı yayın yapıyorlar. TRT’ye muhalifleri çıkarmıyorlar. Her türlü devlet imkanını halkın malı olan belediye ve develetin imkanlarını kendileri için kullanıyorlar” dedi.

‘DİN İSTİSMARLIĞINA KARŞI SUSANLAR DA VEBAL ALTINDA’

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’i de eleştiren Eliaçık, “Her konuda konuşan Mehmet Görmez. Bunları neden görmüyorsun. Neden bir cümle kurmuyorsun. Siyasi propagandanızı yapın. Ama Kur’anla, camilerle, hadislerle dini istismar etmeyin diye neden söylemiyorsun” diye konuştu. Din istismarlığına sesini çıkarmayanların da vebal altında olduğunu belirten Eliaçık, “İki gün sonra memleketimize baharla birlikte barış gelsin, hayır gelsin” diyerek konuşmasını tamamladı.

Açıklama, “Hayırlı olsun” sözleri ve “Susma haykır kararımız hayır”, “Allah ekmek özgürlük” sloganlarıyla sona erdi.

Kaynak : Adil Medya

barisicinaktivite@gmail.com