Bizde seni seviyoruz Gizem

free-gizemyerik

Mehmet Lütfü Özdemir

Suruç Katliamı’ndan sonra tanıştık Gizem ile.. O korkunç görüntülerden, yoldaşlarımın gözlerimin önünde paramparça olmasından hemen sonraydı. Zihnen dağılmış, büyük şok atlatmış, yaralanmış bizlerin yanında yer alan yoldaşlarımızdan, dostlarımızdan sadece bir tanesi ve benim için en değerlisi..

Şehidlerimizin yolunu sürdürmek için, tekrar tekrar yola çıkmak için, kıyamet kopsa da ağaç dikmek için ve insanlık erdemlerini savunmak için toparlanmamız, yeniden ayağa kalkmamız gerekiyordu.. Gizem, zor günler yaşadığım o dönemde çıktı karşıma.. Mütevazı, dürüst, sevgi ve merhamet dolu kalbini, yuvasını, sözlerini, gözyaşlarını, türkülerini açtı bize.. Hakikat nedir bilen, dayanışmak nedir bilen ve yaşamın farkında, kendisini bilen biri olarak, ‘direnmeyi’ yeniden yeniden hatırlattı..

Ruhuyla sarıp sarmaladı ruhumu, elleriyle gözyaşlarımı sildi.. Bunu sadece bana özel bir durum olarak anlamayın sakın! Gizem bunu herkes için yapan biridir. Kendisi için istediğini bir başkası içinde istemeyi bilen erdemli bir kadın, bilge bir cadıdır o..

Ankara katliamından sonrada yaralanan arkadaşlarımıza, dostlarımız birlikte kol kanat gerdik.. Bir tek kahkahasıyla bize yeniden yaşama tutunma gücü verip direnmeyi öğretiyordu o günlerde..

Gizem, yoldaşlarına, dostlarına yüreğini, evini açan, yolda kalanın darda olanın imdadına yetişen biridir.. Herkese sofrasını açıp aşını bölüşmekten kaçmayan, paylaşma ve dayanışma yolunda yorulmak nedir bilmeyen biridir o..

Çektiğimiz acıları yüreğinde çok derinlerde hissedişini öyle yoğun hissettiriyordu ki, daha tanışmamız üzerinden kısa bir vakit geçtikten, ta bu zamana kadar; o hissi, o tanrısal bağı hala koruyoruz.

Gizem 1000 km uzakta da olsa, onun üstüne duvarlar örüp en derin hücrelere de kapatsanız biz kendisiyle konuşuyoruz ve konuşmaya devam edeceğiz.. Kendini bilmeyenler anlamaz bu iletişimi; ‘bi kahkaha atar mısın Gizem?’

Gizem.. Canım benim, can yoldaşım.. Öyle bi kahkaha at ki, seni cezaevine kapatanlar o hücrelerin o beton duvarların altında kalsın..

* * *

Şu an bizi gördüğüne eminim.. Dışarıda onun için neler yaptığımızın farkında, bizi kesin gülerek izliyordur..

Gülmek, direniş halindeki devrimci bir kalbin; dış dünyadaki sahteliklere karşı savurduğu zafer yumruğudur ve yine gülmek, kendini bilmezleri darmadağın eden devrimci bir eylemdir..

Sarsılmaz, güçlü bir kadındır Gizem.. Dostu da düşmanı da iyi bilen biridir o.. Ne olursa olsun kahkaha atmayı başaran biridir.. Faşizm karşısında direnen her kadın gibi, Gizem de bizlere nasıl direnmesi gerektiğini yaşamıyla, pratikleriyle ve tevazusuyla gösteren biridir..

* * *

Gizem, Uludağ Üniversitesi’nde sahne sanatları ve dramatik yazarlık okuyordu.. Kalemi, şiirleri çok ama çok iyidir.. Yanında edebiyatçı bozuntusu kalıyorum itiraf edeyim..

Gizem, sisteme karşı itirazlarını içinden değil; sesli sesli, bağırarak haykırdığından dün sınıfına giren polisler tarafından savcılık kararıyla alıkonularak mahkemeye çıkarıldı ve cezaevine gönderildi.. O kaçmadı, başına bu durumun geleceğinin farkındaydı ve bütün bunları yaşayacağını bilen biri olarak yaşamına devam etti, polisleri sınıfta karşıladı..

Sistemin kadınlardan, kadınların yükselttiği mücadeleden korktuklarının açık bir ifadesidir Gizem’in cezaevine kapatılması.. Onlar özgürlüğümüzü çaldıklarını ve bizi bu şekilde sindirmeye çalışacaklarını düşünüyorlar.. Hayır hayır!!.. Bu sistemin naylon kişilikteki eril tipolojileri bu konuyu anlayamaz, çünkü; özgürlük bir bilinç işidir.. Ve köleler ‘özgür’ insanlardan nefret ederler..

Tıpkı Kürdistan da kadın bedeni üzerinden o alçak zihniyetteki pratiklerini ortaya koydukları gibi; Gizem şahsında da, faşizme ve eril cinsiyetçi zihniyete karşı direnen, tüm kadınları hapsetmek istemişlerdir..

Kadınları katlederek, cezaevine atarak yok edeceklerini, yıldırabileceklerini zannediyorlar! Onlar zannede dursun; kadınlar dağlardan, şehirlerden, barikatlardan koşarak gelecek ve yıkacak bu eril cinsiyetçi sistemi.. Biliyor ve iman ediyoruz..

* * *

Annemiz Sevim aradı dün akşam.. Gizem, dedi.. Sesi titriyordu ilk başta.. Sonra, ilk şoku atlattıktan sonra: ‘benim kızım haklı, sonuna kadar Gizemimin arkasındayım..’ diyerek haykırmaya devam etti.. Sağ olsun canlar, yoldaşlar ve dostlarımız hızır gibi yetişip Gizem arkadaşımız ile ilgilendiler.. Gizem’in durumundan haberler alıp; annemize ‘gönlünü ferah tutmasını’ söyledim.. Ah annecim…

Sonra anneme dönüp konuyu açınca, annem de kendini hiç ama hiç iyi hissetmedi! Kadınların, anaların öfkesini, ahlarını alan bu düzeniniz ilelebet ayakta mı kalır sanıyorsunuz? Anaların ahı ve isyanı yıkacak o cezaevlerini, göreceksiniz!..

Gizem, attığı son mesajlarından birinde, ‘sizi seviyorum’ diyordu.. Biz de seni seviyoruz Gizem, seni çok ama çok seviyoruz.. Sana söz direneceğiz, bu zulüm düzeni bitene kadar, bu zorba sistem ve cezaevleri yıkılıncaya kadar mücadele sözümü yineliyorum.. Seni cezaevine atan, kadınları katleden bu aşağılık sisteme karşı, siz kadınların verdiği mücadelede son nefesime kadar hep yanınızda olacağım..

Selam v Saygılarımla..
Jin Jiyan Azadî

#‎GizemYerikeÖzgürlük‬ ‪
#‎freegizem‬ ‪#‎freegizemyerik‬ ‪
#‎gizemeözgürlük‬