Anayasa Mahkemesi Roboski'de katliama devam dedi

PicsArt_02-27-02.53.03

Roboski’de katliam kaldığı yerden devam ediyor

Yannis Vasilis Yaylalı

#RoboskideKatliamDevamEdiyor

Roboski dosyası için Roboskili aileler adına 1000 avukat 28 temmuz 2014 tarihinde Anayasa mahkemesine başvuru yaptı.

Roboskili aileler o gün verdikleri dilekce ile Anayasa mahkemesinden “1) Devlet görevlileri tarafından kasten öldürme, 2) Devlet görevlileri tarafından orantısız güç kullanma, 3) bombardıman sonrasında yetkililerin yaralıları kurtarmak için çaba sarf etmemeleri, 4) Ölümlerin ardından etkili soruşturma yapılmaması, 5) Ölüm olayından sonra sağ kalanlara ve ölenlerin yakınlarına yapılan yapılan muamele” nedeniyle hakların ihlal edildiğine yönelik karar verilmesi talep etti.

 

Anayasa mahkemesine Roboskili 53 kişi adına başvuru yapılmasının Ardından nerede ise bir buçuk sene geçti.Anayasa Mahkemesinin Roboski dosyası ile ilgili karar vermesi beklenirken, dosya için başvurunun ardından bir buçuk sene sonra mahkeme 53 başvurucudan 3’ünün avukatlarının vekaletnamesinin dosyada yer almadığı gerekçesiyle 15 gün içinde eksikliğin tamamlanması için tebligatta bulunduğu avukatın belgeleri 2 gün gecikmeli sunması nedeniyle ret kararı verdi.

Bunca zaman aklınız neredeydi diye Anayasa mahkemesi yargıçlarına sormak gerekiyor.Eksik olduğu için üç dosyayı ayırıp,  diğer 50 dosya ile ilgili bir karar verseydiniz. Ne yaparsanız yapın, katliamcılar yargilanıncaya kadar , başta Roboskili aileler, Roboski halkı, ve Roboski halkının dostları olarak bizler peşinizde olacağız.

Bu mahkeme oyalaması ve bir buçuk sene bekleyip bugün devletin Roboski aileleri ile ilgili verdiği bu karar 28 . 12. 2011 tarihinde gerçekleşen katliamın devamı niteliğindedir.

Bu devlet katliamcı ve inkarcı ittihatci geleneğin devamcısı olduğunu Roboski ile başlayan, Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç, ve Ankara Katliamları ile göstermişlerdir .Roboski katliamı dosyasının yargısal sürecine baktığımızda kamuoyu tepkisinin en az olabilecegi süreç ya da dönemlerde vermesi dikkatlardan kaçmazken aynı zamanda Kürt halkının yarasına ne zaman tuz basmak gerektiğin de o zaman bu kararların çıkması oldukça manidar.

Bakın sizler ile Roboski için hak arama mücadelesinde karar zamanlaması üzerine kısa bir anetdot paylaşmak istiyorum.

Çözüm sürenin başlangıcı olan tarihte komisyon raporunu açıkladı

11 Ocak 2012 günü TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde Uludere Alt Komisyonu kuruldu. Bu komisyon tam 15 ay sürecek çalışmanın ardından durdu durdu ve Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrı ile ilk defa çift taraflı olarak 21 Mart 2013’de devreye giren çözüm sürecinin sıcaklığının yaşandığı ve kamuoyu tepkisinin en az yaşanacağını tahmin ettikleri süreçte Roboski katliamı için hazırladıkları raporun kararını açıkladılar.Rapor 28 .12. 2011 gününün gecesi yaşanan Katliamda ‘kasıt Yok’dedi.

Gezi sürecinin karmaşası surecinde Roboski dosyası genelkurmaya gönderildi

Roboski katliamı dosyası, 11 Haziran 2013’teki görevsizlik kararıyla askeri savcılığa gönderildi. AKP hükümeti ve yargı, Gezi sürecini hem Kürt halkının cezalandırma, hem de yaşanan bu sürecin sıcaklığından yararlanarak 1,5 yıldır Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında bekletilen Roboski dosyasını , “taksirle ölme sebebiyet vermekten dolayı” görevsizlik kararı verip dosyayı Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderdi.

Fethullah Gülen ile ittifakı kopan AKP hükümeti tekrar asker ile ittifak arayışınının meyvesi Roboski dosyası için ‘kaçınılmaz hata ‘ oldu

07 ocak 2014 günü Genelkurmay Askeri Savcılığı, Roboski katliamıyla ilgili takipsizlik kararı verdiği basına yansıdı. Fethullah Gülen hareketi ile ipleri koparan AKP hükümetinin tekrar asker ile yaklaşmasının bir sonucu olarak GenelKurmay Askeri savcılığı “TSK personelinin bahsi geçen TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde kanunun emrini icra kapsamında kendilerine verilen görev gereklerini yerine getirdiklerini, görevi yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştükleri dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren sebep bulunmadığı” kararını verdi.

AKP hükümeti iflas eden Suriye ve Rojava politikası yüzünden, içeride Kürt halkından intikam için savaş başlattı ve Roboski de üzerine düşeni yine aldı.

Sonra yazının başında ifade ettiğim gibi bu karara tepki olarak “Roboski dosyası için Roboskili aileler adına 1000 avukat 28 temmuz 2014 tarihinde Anayasa mahkemesine başvuru yaptı. Roboskili aileler adına, Roboski katliamı dosyasında izlenen tecrit ve zamana yayarak unutturma sürecine tepki olarak 1000 avukatın Anayasa mahkemesine yaptığı başvuru, başvuru tarihinden tam 20 ay  sonra 53 başvurucudan 3’ünün avukatlarının vekaletnamesinin dosyada yer almadığı gerekçesiyle 15 gün içinde eksikliğin tamamlanması için tebligatta bulunduğu avukatın belgeleri 2 gün gecikmeli sunması nedeniyle ret kararı verdi.

Senelerdir Roboski katliamı dosyasını yakinen takip eden birisi olarak dosya ile ilgili tüm o yukarıda saydığım süreçler rastlantı denilerek açıklanamaz ise Roboski katliamı ve dosyası şahsında yerel mahkemeden tutun da , en üst mahkemeye kadar maalesef alınan ya da verilen tüm kararlar AKP hükümetin istekleri doğrultusunda şekillenmistir. Anayasa Mahkemesinin verdiği bu kararın teknik bir takım şeylerden dolayı verdiği gibi gözükse de Roboski ailelerinin avukatlarının, tekrar Anayasa mahkemesine basvurmasının yanı sıra, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine de eş zamanlı başvuracagı haberleri de , bu durumun teknik nedenlerden verilen bir kararı aştığını açıkça gösteriyor. Roboski ailelerinin avukatları tekrar anayasa mahkemesine başvuru yapacak olsa da bu gün itibarı ile Roboski dosyası için iç yargılama yolu sona ermiş durumda olduğunu söyleyebiliriz .

Roboski dosyası için iç yargılama yolu daha  1)Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Yatıyor kalkıyorsunuz; Uludere diyorsunuz. ’Her kürtaj bir Uludere’dir 2)İçişleri Bakanı olan İdris Naim Şahin’in “Ölmeselerdi, yargılanacaklardı” 3) Abdullah Paşa’nın kendilerine “Bunu unutun. Kazaydı. Devlet kaza yaptı. Kapatın. Diyelim ki ben yaptım, ne olacak? Siz devlete karşı ne yapabilirsiniz ki? Ben öldürdüm, Burada yaşayan her kim kaçakçılık yaparsa gerekirse bir daha öldürürüm. 4) Uludere alt Komisyonu ‘kasıt Yok ‘dediğinde ve TBMM İnsan hakkarı Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün “Vicdanım rahat” dediğinde bitmişti.

Hak ve adalet mücadelesi yürütenlerin mücadelesi ile ortaya çıkmış çok özlü bir slogan var “biz demeden bu dava bitmez ” elbette bu özlü slogan Roboski davası için de öyle olacak ve Roboski katliamı yapanların yanına kar kalmayacak. Bu günden sonra da içeride ve dışarıda  ilk gün dediğimiz gibi katliamcılar yargı önüne çıkıncaya ve gerektiği cezayı alıncaya kadar Roboski için adalet mücadelesi vermeye devam edeceğiz.

#RoboskideKatliamDevamEdiyor

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *