200 sivil bombalanmaya başladı: Duyun bu sesi, durdurun vahşeti

200 sivil bombalanmaya başladı: Duyun bu sesi, durdurun vahşeti!

200 sivilin katliamla yüzyüze olduğu Sûr’da çocuklarıyla birlikte bir evin bodrumuna sığınan Remziye Tosun ve çok sayıda siville birlikte başka bir evin bodrumuna sığınan Cüneyt Abiş, DİHA’yı telefonla aradı. Son saatlerini yaşadıklarını söyleyen Tosun ve Abiş, ‘bu sabah saat 04.00’dan itibaren bombardıman ve ateşin başladığını, bulundukları evin önüne tankların geldiğini ve katliamla yüzyüze olduklarını söylerek, Amed halkına ayağa kalkın bizi kurtarın’ çağrısı yaptı

HABER MERKEZİ – Amed güne, 88 gündür kuşatma altında bulunan Sûr’dan art arda gelen büyük bombalama sesleriyle uyandı. Bombalamanın hala sürdüğü Sur’da saldırı altında bulunan 200 sivilden biri olan Remziye Tosun, şunları kaydetti: “Bombalar, mermiler bulunduğumuz alana değil, resmen olduğumuz binaya düşüyor. Bu zulümdür, vahşettir. Gidecek yerimiz de yok. Tanklar rastgele atıyor. Sonra da ‘Koridor var’ diyorlar. Biz nasıl çıkalım siz söyleyin. Sûr’daki herkes için bugün son gün, herkes katliamla karşı karşıya. Çocuklarım uyanıktır. Korkudan ağlıyorlar. 9 yaşındaki kızım (Şevin Tosun)  ‘Anne korkma zaten öleceğiz’ diyerek beni teskin ediyor.

Bugün öldürecekler bizi burada

Sabah 04.00’ten bu yana binamız tankla vuruluyor. Biz en alt kattayız. Görseniz gerçekten şaşırırsınız, nasıl yaşadınız burada diye. Tankla vuruluyor. Biz en alt kattayız. Lanet gelsin diğer ihtiyaçlardan vazgeçtik, tek kaygımız çocuklarımızın canıdır. Sabahtan bu yana çok yoğun saldırı var. Tank ve kepçe sesleri geliyor. Gerçekten öleceğiz burada. Son gündür. Ya girin ya da kökten bizi ölüme bırakın. Biz 6 kişi yan yanayız. 3 yetişkin, 3 çocuk.”

Binanın önündeler her an katliam olabilir

Cüneyt Abiş ise bulundukları yerin çökmek üzere olduğunu belirterek, “Son saatlerimizi yaşıyoruz. Son çağrımızdır, halk ayaklansın artık. Ne olacaksa olsun halk girsin artık, görsün neler yapıldığını” dedi. Yoğun bombardıman seslerinin geldiği Sûr’dan telefonla DİHA’ya bağlanan Cüneyt Abiş’in içeriden aktardıkları şöyle: “Şu an durumumuz; iki üç saat sonra buralar tankların altında kalabilir. Hemen binamızın önündeler. Kalabalığız. Üzerimize atılan bomba atarlar, sıkılan tanklar, atılan biberler gazları, bizim burada çektiğimiz zorlukları hiç kimse bilmiyor. Biz burada yaşamla mücadele ediyoruz.

Koridorun neyine güvenelim

Bu atışlar içerisinde bir koridora ne kadar güvenebiliriz, siz söyleyin. Bu sesleri duymanız bile yeterli. Her yerden mermi geliyor, rastgele atıyorlar, nasıl çıkabiliriz? Ne olacaksa olsun halk girsin buraya. Halk girsin artık, görsün neler yapıldığını.

Son saatlerimiz yaşıyoruz: Halk ayaklansın

Artık durduğumuz yer bile çökmek üzere, sağlam bir yer kalmamış. Sanki buradaki halk değil, canlı değil. Ölüme mahkûm olmuş bir şekilde tüm silahlarıyla üzerimize geliyorlar. Artık çocuklar bile bu seslere gülüyorlar. Oyun oynuyorlar. Son saatlerimizi yaşıyoruz. Telefonlarımızı mı kapatalım? Son çağrımızdır halk ayaklansın artık.”

Telefon görüşmeleri boyunca arkadan çok yoğun bombalama sesleri geldi.